Gebelik ve Göz


Hamilelik, vücutta büyük hormonal değişikliklerin olduğu bir dönemdir. Göz de bundan payını alır. Başlıca değişiklikler şöyle özetlenebilir:
Gözde vücudun diğer yerlerindeki gibi su tutulması meydana gelir.Gözün saydam tabakası da etkilenerek, çap değişiklikleri olur ve kontakt lens kullanımında uyumsuzluğa yol açabilir. Gözlük numarası değişebilir. Göz kuruluğu da oluşabilir. Suni gözyaşları kullanılabilir ve gözlük muayenesi ertelenebilir. Ayrıca göz içi basıncında azalma olabilir.
Diabetli hastaların gözlerinde (%10), retinada kanama ve kılcal damar bozuklukları yapan retinopati başlayabilir, retinopati önceden varsa ilerleme olabilir (%50). Bu nedenle diabetiklerin göz dibinin ve kan şekerinin çok yakın takibi, gerekiyorsa önceden tedavisi şarttır.
"Preeklamsi" gebeliğin 20. haftasından sonra, genellikle ilk hamileliklerde hipertansiyonla (9/14 mm Hg) ve idrarda protein olmasıyla birlikte görülen tehlikeli bir durumdur. Daha ileri olgularda (11/16 mm Hg) “eklampsi” gelişebilir ve anne-bebek risk altındadır ve gözdibi muayenesine bakılarak, gebeliğin sonlandırılması gerekebilir. Bu durumda gözde kanamalar, ödem, görme siniri başında ödem oluşur (ileri hipertansif retinopatiyle benzerlik gösterir) ve beyin de etkilenir.
Gebelerde kanın akışkanlığı da değişmiştir ve bu durum retinada tıkayıcı damar hastalıklarına yol açabilir. Ayrıca hipofiz adenomlarında (tümör) büyüme ve buna bağlı görme kaybı olabilir. Bu hastaların çok yakından izlenmesi gerekir.
Hamilelikte göz damlalarının ve pomadların kullanılmasında, özellikle ilk üç ayda tedbirli olmak gerekir. Çünkü ilaçlar gözyaşı yollarından emilerek kana karışabilir ve bebekte gelişimi bozabilir (teratojenik etki) . Sonraki aylarda bazı damlalar hekime danışarak kullanılabilir. Glokom (göz tansiyonu) ilaçları, gebelikte ve süt verirken kullanılamaz. Muayene için kullanılan gözbebeğini büyüten damlaların ise zararı yoktur.
Göz anjiografisi (FFA) de hamilelerde retina problemleri varsa gerekebilir. Bu durumda hayvan deneylerinde herhangi bir yan etki olduğu bildirilmemiş olsa da, hamilelerde böyle bir çalışma yapılamadığı için yan etki konusunda bilimsel bir kanıt yoktur. Lazer cihazlarıyla yapılan non invaziv (girişimsel olmayan) incelemelerin ise her hangi bir zararı yoktur.

  • Retina sayfasına dön

  • Diğer hastalıklara dön
  •  DİABETİK RETİNOPATİ Şeker hastalığıyla birlikte yaşamayı öğrenebilirsek, yaşamımızda daha güzel uğraşlara da yer açabiliriz. Bu nedenle diyabetik retinopatiyi anlamakta ve önlem almakta yarar var. Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı Görme merkezinde (makula) yaş ilerledikçe ortaya çıkan bir bozukluğu anlatır. Batılı ülkelerde 65 yaş ve üzerindeki en başta gelen görme kaybı nedenidir. Yaşlı nüfustaki artış göz önüne alındığında bu hastalığın önemi de artmaktadır. Hastalığın görülme oranı 65 yaşın üzerinde %3 iken, 75 yaşı geçenlerde % 15’lere varmaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe iki gözde birden görülme sıklığı da artar. Göz muayenesinin önemi Göz muayenesi ve göz hastalıklarını gözlük muayenesi olarak anlamamak gereklidir. Hastanın bu konuda bilinçlenmesi çok önemlidir, çünkü kırma kusurları ( miyopi, hipermetropi, astigmatizma ) toplumda yaygın olarak görülebilen ve bilinen kusurlardır. Oysa göz hastalıklarının daha büyük bir kısmı yazık ki başlangıçta hiç bir belirti vermez. Hasta göz doktoruna geldiğinde görme artık geri döndürülemeyecek noktada bulunmaktadır.

    Copyright (c) 2010 www.fusunuzunoglu.com All rights reserved.