Diabette sık sorulan sorular


Benim şikayetim yok. Şekerim de iyi. Yine de göz doktoruna gitmeli miyim? Evet. Diabetik retinopati gözün görme merkezi üzerinde noktalar ve küçük damar tıkanıklıkları şeklinde başlar. Hastanın bunları farketmesi imkansızdır. Bu nedenle görmenin düşmesi tedavide geç kalınmış olduğunu gösterir. Diabetik retinopati şeker hastalarının tamamına yakın kısmında er geç ortaya çıkmaktadır. İlk 5-10 yıl sonrası daha da risklidir. Ben çok düzenli olarak doktora gittim, yine de görmem azaldı. Diabet hasta, göz doktoru ve diyabet uzmanı (endokrinolog) üçlüsünün işbirliğini gerektiren bir hastalıktır. Şekerin tam kontrol altında olması ve hastanın bilinçli olması gereklidir. Ayrıca retina muayenesi ve tedavisine görme kaybedilmeden başlanması gerekmektedir. Görmenin kaybedilen kısmı geri kazanılamamaktadır. Bu hastaların çoğu, tansiyon, kalp, böbrek hastalıkları gibi görmeyi ayrıca etkileyen kanamalar, damar tıkanıklıklarıyla da karşılaşabilirler. Görme bu nedenlerle de kaybedilebilir. Ayrıca yine bu hastalarda katarakt ve glokom (göz tansiyonu) normal kişilere göre daha sık görülür. Bunlar da görmeyi azaltabilir. Daha önce 5 kez lazer yapıldı, siz tekrar lazer öneriyorsunuz? Diabetik hastalarda, retinanın tümüne lazer uygulanması gereken ileri olgular vardır. Retinaya 150-500 mikron çapında 900-1200 arasında şut atılmaktadır. Anlaşılacağı üzere, yeri, büyüklüğü ve şiddeti değişmektedir. Bu nedenle seans sayısı önem taşımaz. Bana enjeksiyon yapılmıştı. Neden tekrar gerekiyor ? Enjeksiyonlar görme merkezindeki ödemi azaltmak ve kanama yapan damarları geriletme amacıyla kullanılırlar. Etki süreleri 1-2 aydır. Toplam sayı ise yılda 3-12 arasında değişebilir. Enjeksiyonlara OCT ve anjiografik muayenelere göre karar verilmektedir. Başlangıçta 3-5 enjeksiyon önerilmekte, hastalığın gidişine göre tekrarlanmaktadır. Kortizon enjeksiyonları daha uzun etkili olmakla birlikte katarakt ve göz tansiyonu riski açısından seçilmiş olgularda tercih edilirler. Lazerden sonra görmem azaldı. Ne zaman düzelir? Argon lazer sonrası görmede 1-2 sıra artış ya da azalış olmakta ve bu 2-3 ay sonra dengelenmektedir. Retinanın tamamına yakın lazer uygulanan gözlerde gece görüşü, görme alanı, yakın görme ve kontrast da bir miktar azalabilir. Şeker hastalığında uygulanan tedavilerin körlüğü engelleme ve görmeyi koruma amacı taşıdığını hatırlarsak, küçük değişiklikler olabileceğini başından kabul etmekte yarar vardır. Bir arkadaşım lazer oldu ve gözünü kaybetti, ben de korkuyorum. Diabetik retinopati körlükle sonlanan bir hastalıktır. Tedavi ile, 1-2 yıl içinde beklenen körlük, % 80 lere varan başarıyla önlenebilmektedir. Tüm dünyada argon lazer ışık koagulasyonu tartışmasız uygulanan bir yöntemdir. Burada önemli olan, tedaviyi geciktirmemek ve her cerrahi işlem gibi tekniğin doğru kullanılmasıdır. Aksi halde görme korunamaz. Hastalığım ameliyatla düzelir mi? Diabetik retinopatide ameliyat ilk başvurulacak yöntem değildir. Fakat gözün kaybedilme riski olan ve medikal tedaviye ya da lazere cevap vermeyecek durumlar vardır. Bu durumlarda cerrahi kaçınılmazdır. Vitreo retinal cerrahi, bu gibi olgularda geciktirilmemelidir. En doğru karar, bir vitreoretinal cerrahla yapılan konsultasyon sonucu alınacaktır. Bu ameliyatlarda uluslararası kabul görmüş endikasyonların yanısıra, cerrahın kendi tercihleri ve deneyimi de etkili olmaktadır. Arkadaşım ameliyat oldu ve gözünü kaybetti. Ülkemizde, şeker hastalarının göz muayenesi konusunda yeterince bilinçli olmaması ve zamanında bir retina uzmanına yönlendirilmemesi, hastaların tedavisinde gecikmelere yol açmaktadır. Ayrıca kalabalık kliniklerde zorunlu olarak en ağır hastalara öncelik verilmekte ve bu da diğer hastaların tedavisinde gecikmelere neden olabilmektedir. Tüm bu gerçeklere rağmen, operasyonun (vitreo-retinal cerrahi) yalnızca gecikmiş olan vakalara tek seçenek olarak uygulandığını ve cerrahi yapılan gözlerin zaten riskli gözler olduğunu unutmamalıyız. Bu olguların hemen tümü, zamanında iyi bir şeker kontrolu, düzenli retina muayenesi, zamanında ve doğru olarak yapılmış lazer tedavisiyle kurtarılabilecek olgulardır. Ne zaman gözlük alabilirim? Retina muayenesi olurken, her defasında görme dereceniz ölçülmektedir. Bunun amacı, tedavinin etkinliğinin anlaşılmasıdır. Fakat retinadaki bulgular stabil hale gelmedikçe, gözlük verilmez. Özellikle lazer, ameliyat gibi uygulamalarda ve şekerin dengesiz olduğu durumlarda, gözlük derecesi ve buna bağlı olarak görme de sık sık değişir. Bu nedenle, doktorunuz, gözlüklerinizi tedaviler bittikten sonra yazacaktır. Gözlük aldım, ama yine görmüyorum. Retinada hasar varsa gözlük de taksanız iyi bir görme derecesi sağlanamayabilir. Bu gibi durumlarda az görenler için özel mercekler ve yardımcı cihazlar vardır (LVA =Low Vision Aid). Bkz LVA Gözüm kaşınıyor. Acaba hastalığım mı ilerledi? Şekerin yükselmesi, gözde kaşıntılara da neden olabilir. Bunlar basit göz damlalarıyla rahatlatılabilir. Bilindiği gibi retina hastalıklarında kırmızılık, kaşıntı-sulanma vb belirtiler olmaz. Benim şekerim hiç düşmüyor. Şeker yüksek oldukça kanda zehir etkisi (toksik) yapar ve özellikle beyin ve kılcal damarların yapısını bozar. Ayrıca acil bir durum bile olsa hastanın ameliyata alınmasında, bazı girişimlerin yapılmasında çok büyük zorluklara yol açar. Bu nedenle ne pahasına olursa olsun, başlangıcından itibaren şekerin çok sıkı kontrolu şarttır. Özellikle diyabet-endokrinoloji üzerine çalışan uzmanlar ve diabet poliklinikleri vardır. Gerekirse hasta yatırılarak kan şekeri düşürülmek zorundadır. Bu, hasta eğitiminin de bir parçasıdır. Tansiyon hastası mısınız? Bu soruya genellikle hastalarımız eğer tansiyonları normal ölçülüyorsa “hayır” cevabı vermekteler. Tansiyon ilacı kullanıyor musunuz ? sorusuna ise “evet” cevabı alınmaktadır. Eğer tansiyonun normal olması ancak ilaçla oluyorsa, tansiyon hastası olduğunu hastanın belirtmesi gereklidir. Çünkü diabetik hastalarda tansiyon ve kolesterole bağlı göz problemleri de görülmektedir. ( Örneğin damar tıkanıklıkları) Tedavim bitti. Tekrar gelmeli miyim? Diabetik retinopatili hastalar tedavi bittikten sonra da 3 ayda bir retina muayenesi için görülmelidir. Çünkü diabet hastalığı devam etmektedir ve bu da retinanın sağlam bölgelerinde yeni bozukluklar olacağı anlamına gelir. Özetle diabetik retinopati, sürekli takip ve tedavi yapılmazsa ve tedavi gecikirse, kalıcı körlükle sonlanabilen bir hastalıktır. Geç kalınan olgularda, vitreo-retinal cerrahi ile göz kurtarılmaya çalışılır. Bunları biliyor musunuz? * İki yeni çalışma gösterdi ki, göz dibi muayenesinde bozukluk olmayan veya çok az bozukluk olan diabetli hasta oranı %32- 50.Yani çok büyük bir oranda tanımlanmamış göz hastalığı var ve görme kaybı açısından risk yüksek
* Diabetli hastalarla yapılan yerel bir çalışmada görüldü ki , hastalar gözlerini kaybetme tehlikesini bilmekle birlikte, ekonomik nedenlerle ya da yalnızca hiç bir şikayetleri olmadığı bahanesiyle ayrıntılı bir göz muayenesinden kaçınmaktadırlar.
* Hasta psikolojisine bakıldığında, eğer hastanın farkında olmadığı bir bozukluk hekim tarafından saptanırsa; hasta tarafından yeterince gerçek olarak algılanmamakta ve önemsenmemekte. Hastalar gözlerinin sağlam olup olmadığını kendi duyumlarına göre değerlendirmekteler.

  • Retina sayfasına dön
  •  DİABETİK RETİNOPATİ Şeker hastalığıyla birlikte yaşamayı öğrenebilirsek, yaşamımızda daha güzel uğraşlara da yer açabiliriz. Bu nedenle diyabetik retinopatiyi anlamakta ve önlem almakta yarar var. Yaşa Bağlı Makula Dejeneresansı Görme merkezinde (makula) yaş ilerledikçe ortaya çıkan bir bozukluğu anlatır. Batılı ülkelerde 65 yaş ve üzerindeki en başta gelen görme kaybı nedenidir. Yaşlı nüfustaki artış göz önüne alındığında bu hastalığın önemi de artmaktadır. Hastalığın görülme oranı 65 yaşın üzerinde %3 iken, 75 yaşı geçenlerde % 15’lere varmaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe iki gözde birden görülme sıklığı da artar. Göz muayenesinin önemi Göz muayenesi ve göz hastalıklarını gözlük muayenesi olarak anlamamak gereklidir. Hastanın bu konuda bilinçlenmesi çok önemlidir, çünkü kırma kusurları ( miyopi, hipermetropi, astigmatizma ) toplumda yaygın olarak görülebilen ve bilinen kusurlardır. Oysa göz hastalıklarının daha büyük bir kısmı yazık ki başlangıçta hiç bir belirti vermez. Hasta göz doktoruna geldiğinde görme artık geri döndürülemeyecek noktada bulunmaktadır.

    Copyright (c) 2010 www.fusunuzunoglu.com All rights reserved.